Alaaddin Güneşer

Yüksek İhtisas Hastanesi’nin kaderi

Giriş : 2019-02-26

     Büyük umutlar ile yapımına başlanan, sağlık konusunda insanların hizmetine sunulmak üzere hizmete alınan Yüksek İhtisas Hastanesi, idareciler yönünden yüzü bir türlü gülmeyen ender inşaatın yaptığı ender bir yapı. İlk Başhekimi Osman Acar takdire şayan çok hizmetleri var ama bir o kadar da eksileri mevcuttu. İşini bir an önce yaptırmak isteyenler tarafından adı çok kullanıldı. Arkasına Hastanedeki bütün idarecileri alır saatlerce denetim yapar, idarede işi olanların işini geciktirirdi.

     Etrafında ki insanları aşmadan kendisi ile görüşmek neredeyse imkânsızdı ve bu uygulama hala bu gün bile devam etmekte. Osman Acar beyin Başhekimliği zamanında hastanede çalışan ve muayene olmaya gelmiş Keskinli kardeşlerimize söz söylenmiyordu. Zannedersiniz Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde değil Küba'da çalışıyoruz. Ondan sonra ki idareciler tarafından bu uygulama devam ettirildi ve halen devam etmekte. Yanlış uygulamalar ile çok mücadele ettik. Hastane çalışanları yaşadıklarımıza yakinen vakıf.

     Mevcut İl Sağlık Müdürümüzü tanımıyorum ve kaç Özel Kalem Müdürü var bilemiyorum ama bildiklerimin neredeyse tamamının üç beş tane özel kalemleri vardı bunu biliyorum.   

     Bir zaman Yüksek İhtisas Hastanesinde Keskinliler, bir zaman Ahalılılar ve Kırşehirliler şuan ki idarecilerimiz gelene kadar da Mahmatlı mahallemizin mensupları kendilerine rahat bir çalışma ortamı buldular. Neredeyse hastane çalışanları işlerini yaptırmak için soy kütüklerinde Mahmatlılı aradılar. Kırıkkale Milletvekilimiz sayın Ramazan Can beyin bu olaylardan haberinin olmadığını bizzat biliyorum.

     Bizlerden Müdür yardımcısı olmak için yardım talep edenlerin mikro milliyetçi tavırları, hemşerilerini korumaları, başka çalışanların sürekli açıklarının aranarak savunma almaları, hastanede bu dört zümreden çalışanları soğutmuş, kutuplaşmalara sebep olmuştur. Örnek mi istiyorsunuz; benimle beraber çalışan arkadaşımın biri idarecimizin baba dostu diye her yaptığı yanlış savunulmuş ve üzeri örtülerek bizlerden idare etmemiz istenmiştir. Neymiş Keskinliymiş, oh ne ala. Bu tip olaylara çok örnek verilebilir.

     Bütün uygulamalar seçimi kazanmak için AK Parti sevdalılarına yapıldı. Hep onlar ezildi, hep onlar horlandı seçim zamanı gene kapıları çalınarak bu insanlardan oy istendi ne garip değil mi. Muhafazakar yaşam tarzını seçen bu insanları uygulamaları, bizleri kendilerinden ve bağlı bulundukları topluluklardan iyiden iyiye soğuttu.

     Sizleri oraya taşıyan insanlara, bağlı bulunduğunuz topluluklara ve kendi ahiretinize hep zarar verdiniz ve vermeye de devam ediyorsunuz. Şunu idarecilerimin bilmesini isterim. Sizleri oralara taşıyan insanlara bizler sizlerden daha yakınız ama bunu hiç kullanma ihtiyacımız yok neden mi; bizler bize öğretildiği gibi yaşamaya devam ediyoruz. Bizler yaratılanı seviyoruz yaratana olan sevdamız var.

     İnancımız gereği hesap günü geldiğinde ben ve benim gibi insanların yaşadığı zulümler nedeni ile mükafatımızı alacağız. Haklıysak sizlersen de hakkımızı alacağız yani alacağımız baki. Bu gördüğümüz zulme teslim olduğumuz anlamına da gelmesin mücadelemiz son nefesimize kadar devam edecek bunu biliyorum çünkü bu mücadele aşkını bizlere veren yüce Allah'tır ve o Allah'a hamd ediyorum.

 

Alaattin GÜNEŞER

 

 

 

 

Yorum Yap

İsminiz *

Email *